Kohlberg Ahlak Gelişimi Kuramı: 3 Dönem ve 6 Aşama
Güncelleme tarihi: 2 Eki
Kısa cevap: Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramı, insanların yalnızca hangi kararı verdiklerine değil, bu kararı hangi gerekçeyle verdiklerine odaklanır. Kuram ahlaki akıl yürütmeyi üç dönem ve altı aşama içinde açıklar: gelenek öncesi, geleneksel ve gelenek sonrası.
Lawrence Kohlberg, Jean Piaget’nin çalışmalarından hareketle çocukların, ergenlerin ve yetişkinlerin ahlaki ikilemleri nasıl değerlendirdiğini incelemiştir. Buradaki temel konu kişinin “doğru” cevabı bulması değil; otorite, karşılıklılık, toplumsal düzen, haklar ve evrensel ilkeler arasında nasıl düşündüğüdür.
Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramı nedir?
Kohlberg’e göre ahlaki gelişim, kurallara yalnızca ceza korkusuyla uymaktan, daha geniş toplumsal ve ilkesel gerekçelerle karar vermeye doğru ilerleyen bir akıl yürütme sürecidir. Kuram doğrudan davranışı değil, davranışın arkasındaki gerekçeyi sınıflandırır. Aynı davranış farklı kişiler tarafından farklı ahlaki gerekçelerle seçilebilir.
Aşamalar kuramsal olarak birbirini izleyen bir düzen içinde ele alınır. Bununla birlikte herkes en ileri aşamalara ulaşmayabilir; aynı kişi farklı durumlarda farklı düzeylere yakın gerekçeler de kullanabilir.
Kohlberg’in üç ahlak gelişimi dönemi ve altı aşaması
1. Gelenek Öncesi Dönem
Bu dönemde kararlar daha çok davranışın kişisel sonuçları üzerinden değerlendirilir. Ceza, ödül ve kişinin kendi ihtiyacı belirleyicidir.
1. aşama – Ceza ve itaat eğilimi: Doğru davranış, cezadan kaçınmayı ve otoritenin söylediğine uymayı ifade eder. Örneğin bir çocuk, ödevini öğrenmenin öneminden çok ceza almamak için yapabilir.
2. aşama – Araçsal amaç ve karşılıklılık: Kişi kendi ihtiyacını merkeze alır; başkalarının ihtiyaçlarını ise karşılıklı yarar içinde dikkate alır. “Sen benim için bunu yaparsan ben de senin için şunu yaparım” düşüncesi bu aşamaya örnektir.
2. Geleneksel Dönem
Bu dönemde yakın çevrenin onayı, toplumsal roller, kurallar ve düzen daha belirleyici hâle gelir.
3. aşama – Kişiler arası uyum: Kişi iyi biri olarak görülmek, yakın ilişkilerini korumak ve çevresinin beklentilerine uygun davranmak ister. Bir öğrenci, arkadaşlarını hayal kırıklığına uğratmamak için verdiği sözü tutabilir.
4. aşama – Kanun ve düzen eğilimi: Toplumsal düzenin sürmesi, görevlerin yerine getirilmesi ve kurallara uyulması önem kazanır. Bir kişi, yalnızca çevresinin onayı için değil, ortak düzenin korunması gerektiğini düşündüğü için kurala uyabilir.
3. Gelenek Sonrası Dönem
Bu dönemde kuralların hangi haklara ve ilkelere hizmet ettiği sorgulanır. Ahlaki değerlendirme yalnızca mevcut düzenle sınırlı değildir.
5. aşama – Toplumsal sözleşme: Yasalar ve kurallar ortak yaşam için önemlidir; ancak temel hakları daha iyi korumak amacıyla demokratik yollarla değiştirilebilir. Özgürlük, adalet ve toplumsal yarar birlikte değerlendirilir.
6. aşama – Evrensel etik ilkeler: Ahlaki kararlar eşitlik, insan onuru, adalet ve yaşamın değeri gibi kişinin tutarlı biçimde benimsediği evrensel ilkelere dayanır. Kohlberg bu aşamayı kuramın en ileri akıl yürütme biçimi olarak tanımlar.
Heinz ikilemi bize ne anlatır?
Kohlberg’in en bilinen örneklerinden biri Heinz ikilemidir. Ölümcül biçimde hastalanan eşinin ihtiyaç duyduğu ilacı alamayan Heinz’ın ilacı çalıp çalmaması sorulur. Araştırmacı açısından asıl önemli olan “çalmalı” ya da “çalmamalı” cevabı değildir. Cevabın ceza, kişisel çıkar, yakın ilişki, yasa, temel hak veya yaşamın değeri üzerinden nasıl gerekçelendirildiğidir.
Benzer biçimde, verdiği bir sözü tutmayan ebeveyne karşı çocuğun nasıl davranacağı gibi ikilemler de kişinin adalet, sadakat, otorite ve karşılıklılık anlayışını görünür kılar.
Aşamaları günlük yaşamda nasıl ayırt edebiliriz?
• “Ceza alırım” gerekçesi, sonuç ve otorite odaklı düşünmeye;
• “Bana yararı var” gerekçesi, araçsal karşılıklılığa;
• “Yakınlarım beni onaylasın” gerekçesi, kişiler arası uyuma;
• “Kurallar toplumsal düzeni korur” gerekçesi, kanun ve düzen anlayışına;
• “Kurallar temel haklara göre değiştirilebilir” gerekçesi, toplumsal sözleşmeye;
• “İnsan onuru ve adalet her durumda gözetilmelidir” gerekçesi ise evrensel ilkelere yakındır.
Piaget ile Kohlberg arasındaki ilişki
Her iki yaklaşım da ahlaki düşünmenin bilişsel gelişimle bağlantılı olduğunu kabul eder. Piaget çocukların kuralları ve niyeti nasıl anlamlandırdığına odaklanırken Kohlberg, ahlaki ikilemlere verilen gerekçeleri daha ayrıntılı bir aşama modeli içinde sınıflandırmıştır.
Kuramın sınırları
Kohlberg’in modeli ahlaki düşünmeyi anlamak için etkili bir çerçeve sunar; ancak tek başına kişinin nasıl davranacağını kesin olarak açıklamaz. Kültürel bağlam, ilişkiler, duygular, deneyimler ve içinde bulunulan durum da ahlaki kararları etkileyebilir. Bu nedenle aşamalar kişileri etiketlemek için değil, farklı gerekçelendirme biçimlerini anlamak için kullanılmalıdır.
Çocuğunuzla kurallar ve sınırlar üzerine konuşurken yaşadığınız güçlükler için ebeveyn danışmanlığında ele alınabilecek konuları inceleyebilirsiniz.
İlgili yazılar
Çocukların kuralları nasıl yorumladığına ilişkin farklı bir yaklaşımı Piaget’in ahlak gelişimi açıklamasında bulabilirsiniz.
Ahlaki gerekçelerle davranışın öğrenilmesini birbirinden ayırırken, pekiştirme tarifelerinin nasıl işlediğini de inceleyebilirsiniz.
Kaynak
2011 MEB basımı “Ahlak Gelişimi” kitapçığı.
Bilgilendirme notu: Bu yazı, psikolojik danışma ve eğitim çerçevesinde genel bilgi sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez ve belirli bir sonuç vadetmez. Sağlık alanında değerlendirme gerektiren durumlarda yetkili sağlık kuruluşlarına başvurulması uygundur.


Yorumlar